2000’li Yılların En İyi Yabancı Dizileri


Her türden, her sınıftan birbirinden harika 2000’li yıllarda ortaya çıkmış bizlerin sevgisini kazanmış yabancı diziler listemize hoş geldiniz. İşte sizler için derlediğimiz herkesin izlemesi gereken o yabancı diziler.

1. Supernatural (2005) [button_link size=”medium” src=””]Devam Ediyor[/button_link]

Konusu: Anneleri kendileri daha çocukken doğaüstü bir varlık tarafından öldürülen kardeşler babaları tarafından avcı olarak yetiştirilirler. Av ise annelerini öldüren gibi doğaüstü varlıklardır.

Dean, ailesine dolayısı ile babasına çok bağlıdır. Sam ise tam tersine babasından, kardeşinden ve avcılıktan uzaklaşmak ister. Birkaç yıl sonra Dean, Sam’in kız arkadaşı Jessica ile yaşadığı eve gider ve Sam’e babalarının ortadan kaybolduğunu ve onu bulamadığını söyler. İkili babalarını bulmak için yola koyulurlar. Ve buraya iyi ki bakmışım diyeceğiniz bir başyapıt sizleri bekliyor olacak.

2. Prison Break (2005) [button_link size=”medium” src=””]Final Yaptı[/button_link]

Konusu: Bir yapı mühendisi olan Michael Scofield (Wentworth Miller) işlememiş olduğu bir suçtan idam cezasına çarptırılan abisi Lincoln Burrows’u (Dominic Purcell) kurtarmak için tüm yasal yolların tükendiğini farkedince işleri kendi eline alır.

Mükkemmel kurgulanmış kaçış planıyla abisini kurtarmak için bir bankayı soyar ve abisinin bulunduğu hapisaneye gönderilir. Michael planını uygulmaya başladıktan sonra hesaba katmadığı tek bir şeyin olduğunu anlar: İnsanlar. Ünlü bir mafya tetikcisi olan John Abruzzi (Peter Stormare), çocuk tecavüzcüsü ve katil T-Bag (Robert Knepper) ve azılı gardiyan şefi Brad Bellick (Wade Williams) onun planını zora sokmaktadır.

3. Dexter (2006) [button_link size=”medium” src=””]Final Yaptı[/button_link]

Konusu: Gündüzleri adli tıp polisi, geceleri ise seri katil, üstelik ikisinde de çok başarılı. Bir katili bir başka katilden daha iyi kim anlayabilir! Öldürme arzusu dışında insani duygulardan yoksun doğan Dexter, ahlaki değerleri olan bir seri katil: Sadece yasaların elinden kaçmayı başaran canileri öldürüyor.

Üç yaşında öksüz ve yetim kalan Dexter, bir polis tarafından evlat edinilmiş. Yeni babası, Dexter’ın karakterindeki karanlık tarafı çok geçmeden fark etmiş ve onun önü alınamayan şiddet arzusunu, insan öldürenleri öldürmeye kanalize etmesini sağlamış. Bunun sonucunda Dexter, hem seri cinayet işleyenleri hem de kanundan yakasını kurtaran diğer katilleri kendine hedef olarak seçmeye başlamış. Dexter Morgan içindeki müthiş öldürme arzusuna karşın, günlük hayatta insanlarda hayli sakin, iyi huylu ve kendi halinde bir adam izlenimi bırakıyor. Sempatik görünümü sayesinde, kimse onun böyle bir “karanlık tarafı” olabileceğinden şüphelenmiyor

Dexter, şaşırtıcı olay örgüsüne ve kahramanına rağmen, ilk bölümünden itibaren en sevilen diziler arasında yerini aldı. Bu başarıda, iki kez Altın Küre ve oyuncuların meslek kuruluşu SAG ödülüne aday olan, televizyon eleştirmenlerinin En İyi Erkek Oyuncu ödülünü alan Michael C. Hall’un da büyük payı var. Dexter, sizi bir katilin zihninin kanlı derinliklerinde dolaşmaya çıkarırken, Six Feet Under’dan tanıdığımız Michael C. Hall onu sempatik ve karizmatik kılarak bütün etik anlayışınızı değiştirecek. Onunla bağ kurarsanız kendinizi suçlu hissetmeyin.

Dizideki diğer bir tanıdık simaysa, Dexter’ın sevgilisi Rita rolünde, Joss Whedon’ın “Buffy the Vampire Slayer” ve “Angel” dizilerinde Darla’yı oynayan Julie Benz.

4. Breaking Bad (2008) [button_link size=”medium” src=””]Final Yaptı[/button_link]

Konusu: Walter White bir lisede kimya öğretmenliği yapan, evin mortgage taksitlerini zar zor ödeyen orta yaşını geçmiş bir adam. Engelli bir oğlu var ve eşi yeni bir bebek bekliyor. Tam bu sırada Walter akciğer kanserine yakalandığını öğreniyor. Sadece 6 ay ömrü kalmış.

İyi aile babası Walter öldükten sonra çocuklarını ve eşini beş parasız bırakmak zorunda kalacak. Hayatını değiştirecek bir plan yapmak zorunda. Walter kimyacı kimliğini uyuşturucu üretiminde kullanmaya karar veriyor. Eski öğrencisi Jesse Pinkman’ı da dahil edip, bu karanlık dünyaya adımını atıyor. Artık Walter White yok, onun yerine Heisenberg geçti.

Breaking Bad birçoklarına göre son yılların tartışmasız en iyi dizisi.

5. How I Met Your Mother (2005) [button_link size=”medium” src=””]Final Yaptı[/button_link]

Konusu: Carter Bays ve Craig Thomas’ın yarattıkları “How I Met Your Mother” konu olarak, romantik başrol Theodore -Ted- Mosby’nin (Bob Saget) hayatının aşkı -eşiyle- tanışma hikayesini flashbacklerle anlatan bir sit-com. 2030 yılında evli, iki çocuk babası Ted çocuklarını karşısına alıyor (David Henrie, Lyndsy Fonseca) ve hikayesini anlatmaya başlıyor.

2005’te 27 yaşındaki mimar Ted (Josh Radnor), arkadaş grubuyla kendisine küçük bir dünya yaratmış bir genç. Arkadaş grubu; en iyi arkadaşı, hukuk öğrencisi Marshall (Jason Segel), Marshall’ın dokuz yıldır birlikte olduğu anaokulu öğretmeni Lily (Alyson Hannigan) ve absürt bir kişiliğe sahip olan takım elbisesiz nefes almayan, hiperseksüel Barney Stinson (Neil Patrick Harris).

Günler akıp giderken, Marshall, tek aşkı Lily’e evlenme teklifi etmeye hazırlanıyor. Kahramanımız Ted bu noktada hayatını gözden geçirmeye karar veriyor. Romantik Ted bekâr kalmaktan hiç haz etmeyen biri olduğu için, gerçek aşkını aramaya koyuluyor. Derken Manhattan’daki Marshall, Lilly ve Ted’in birlikte yaşadığı evlerinin altındaki McLaren’s Pub’da Robin Scherbatsky (Cobie Smulders) ile karşılaşıyor ve ilk bakışta evleneceği kadını bulduğunu düşünüyor. Acaba öyle mi?

6. The Big Bang Theory (2007) [button_link size=”medium” src=””]Devam Ediyor[/button_link]

Konusu: En büyük zevkleri kuantum fiziğine kafa yormak olan üstün zekalı iki arkadaş, güzel bir kızla karşılaşınca ne yaparlar? The Big Bang Theory, işte o karşılaşma anında gerçekleşen büyük patlama ve sonrasını anlatan bir komedi dizisi…

Okullarda “inek” olarak tabir edilen öğrencileri hatırlarsınız. Kafalarını kitaptan kaldırmazlar, derslerden daha önemli bir hadise yoktur hayatlarında ve ilerleyen yıllarda ya matematikçi olurlar ya da fizikçi. Bazıları şansı yaver giderse bilim dalında Nobel ödülü bile alabilir. Ama gelin görün ki insanlarla daha doğrusu karşı cinsle ilişkilerin denklemini bir türlü çözemezler. The Big Bang Theory, tam da böyle iki arkadaşın öyküsünü anlatıyor. Leonard ve Sheldon adlarındaki iki arkadaşın oturdukları apartmanda yan dairelerine yeni bir komşu taşınır. Adı Penny olan bu komşu güzeller güzeli bir sarışındır. Üstelik maceralı bir ilişkiden daha yeni sapasağlam ayakta çıkmıştır. Penny, zekaları gereğinden fazla ilerlemiş, ancak kızlar konusunda oldukça geri kalmış bu yeni iki komşusuna hayat hakkında öğretebileceği bir şeyleri olduğunu düşünmektedir. Yaşanacak olanlar da zaman içinde onun ne kadar haklı olduğunu gösterecektir.

7. House M.D. (2004) [button_link size=”medium” src=””]Final Yaptı[/button_link]

Konusu: Huysuz, ukala, çekilmez, asosyal, saplantılı ve aynı zamanda dahi bir doktor, teşhis konulması zor hastalıklar ve bu konuda eğitilmek için özenle seçilmiş genç doktorlar…

Televizyon dünyasının Nobel Ödülü olarak tanımlanan Humanitas Prize ödülüne, Altın Küre ve Emmy’e layık görülen House M.D. tüm zamanların en iyi hastane dizilerinden biri.

8. Fringe (2008) [button_link size=”medium” src=””]Final Yaptı[/button_link]

Konusu: Bilimkurgu, drama ve gerilimin iç içe geçtiği yapımda bir özel ajan, bir bilim adamı ve oğlundan oluşan üçlümüz, bir dizi inanılmaz olayla bağlantılı ölümcül bir gizemi çözmeye çalışıyorlar…

Tüm yolcuların ve mürettebatının ölmüş olduğu, içinde hiçbir hayat belirtisi bulunmayan bir uçak Boston Logan Havalimanı’na iniş yapar… Bu gizemli olayı araştırmak üzere, FBI Özel Ajanı Olivia Dunham (Torv) görevlendirilir. Ancak araştırma esnasında ortağı Özel Ajan John Scott, ölümün kıyısına gelir.

Çılgına dönen Dunham, umutsuzca ona yardım edecek birilerini aramaya başlar. Bu durum, özel ajanımızı günümüzün Einstein’ı Walter Bishop’a (Noble) götürür. Ancak Bishop, 17 yıldan fazla zamandır akıl hastanesindedir ve ona ulaşabilmenin tek yolu da asi oğlu Peter’ı yardım etmeye ikna etmekten geçer. Özel Ajan Philip Broyles’ın emrindeki üçlümüz, zamanla o ölümcül uçakta yaşananların, çok daha büyük ve şok edici bir gerçeğin sadece ufak bir parçası olduğunu keşfedeceklerdir.

10. Doctor Who (2005) [button_link size=”medium” src=””]Devam Ediyor[/button_link]

Konusu: “Açılın, ben Doktor’um!”
İngiltere’de izlenme rekorları kıran, dünyanın dört bir yanında büyük hayran kitleleri edinen BBC imzalı kült yapım.

Televizyon tarihinin en uzun soluklu ve en başarılı bilimkurgu dizisi olarak Guinness Rekorlar Kitabı’na geçen İngiliz menşeli Doctor Who, 2005’te baştan aşağı yenilenen versiyonuyla izleyicilerin beğenisine sunuluyor. Yayın hayatına 1963’te başlayan kült dizi, yaptığı zaman yolculuklarıyla kötülerin en büyük düşmanı haline gelen Doktor adlı eğlenceli bir karakterin etrafında dönüyor. Başrolde izleyeceğimiz ünlü İngiliz oyuncu Christopher Eccleston, seneler içinde Doktor’u canlandıran dokuzuncu aktör olmanın gururunu yaşıyor. Yardımcısıyla birlikte İngilizlere özgü sıradan bir polis kulübesine girip, zamanlar ve mekanlar arası yolculuklara çıkan Doktor’un nefes kesen maceraları, bugüne kadar 39 ayrı ödüle layık görüldü.

11. Lost (2006) [button_link size=”medium” src=””]Final Yaptı[/button_link]

Konusu: Korkunç bir uçak kazası… Bir adada mahsur kalan kazazedeler ve adada keşfettikleri gizemler…

Bizleri her yıl adanın yepyeni bilinmezleri ve karakterler arasındaki akıl almaz bağlantılarla şaşkına çeviren, şok edici sahneler ve kafa karıştırıcı sorular denince akla ilk gelen televizyon dizisi olan LOST’a, dünya üzerinde 7’den 70’e tüm televizyon izleyicilerinin beğenisini kazanmaya ve izleyiciye bilimin, mantığın akıl almaz koridorlarını keşfettirmeye devam ediyor.

Dizinin ana konusu olan ada dışında, karakterleriyle de izleyiciyi kendisine bağlayan LOST, sıkı karakterleri, aralarındaki uçurumları ve bol drama yüklü hikayeleriyle her hafta bizleri mest etmeye devam ediyor.

16 yıldır adada tekrar etmekte olan bir telsiz mesajından tutun, insanları öldüren, ormanda sürünerek ilerleyen ve kıvılcım sesleri çıkaran bir Siyah Duman’a, Ötekiler’in hayatına, Dharma Girişim’in birbirinden ilginç deney ve aktivitelerine, adada kurulmuş istasyonlarda 108 dakikada bir dizinin favori rakamlarını girerek elektromanyetik bir akımı durdurmaya, psikolojik deneylere; sırlara ve gizemlere, ihanetlere, aşklara, kaçışlara, insanların geçmişlerindeki kalıcı olaylarla ilgili birtakım izleri adada tekrar yaşamalarına kadar her şey bu dizide… LOST sizi ada çevresinde kurduğu bambaşka bir evrene davet ediyor!

12. Merlin (2008) [button_link size=”medium” src=””]Final Yaptı[/button_link]

Konusu: Büyü Onun Kaderi!
Büyülü bir çağ, mitlerin gerçek olduğu bir diyar… Krallığın kaderi Merlin adında genç bir adamın omuzlarında.

Harry Potter, Yüzüklerin Efendisi’yle buluşuyor, Orta Çağ efsanesi ekranlarda yaşanıyor… İngiliz yapımı Merlin’de sihrin ve doğaüstü yaratıkların diyarı Camelot’ta bir efsanenin doğuşuna tanık olacağız. Kral Uther tarafından yönetilen Birleşik Krallık’ta büyücülerin sihir yapmalarının yasaklandığı bir dönemde, doğaüstü yeteneklere sahip Merlin adında genç bir adamın yolu ileride tahta geçecek Prens Arthur’la kesişir. İki genç adamın rekabetle başlayan tanışıklıkları kısa sürede dostluğa dönüşecek ve ülkelerinin kaderinde büyük rol oynayacaktır. Tarihin en büyük büyücü efsanesi Merlin’in gençlik yılları, fantastik dizi tutkunlarını ekran başına toplayacak.

Merlin, Katie McGrath, Bradliy James Colin Morgan ve Angel Coulby gibi yıldızı parlayan genç oyunculardan oluşan bir kadroya sahip. Merlin’de baş karakterlere eşlik eden iki önemli figürse tecrübeli ve yetkin oyuncular tarafından canlandırılıyor. Buffy the Vampire Slayer’da Avcı gözetmeni Giles rolüyle tanıdığımız Anthony Head Kral Uther’i canlandırırken, Merlin’e yol gösteren Büyük Ejderha’yı Oscar adayı aktör John Hurt seslendiriyor.

13. Heroes (2006) [button_link size=”medium” src=””]Final Yaptı[/button_link]

Konusu: Amerikan televizyonlarında en çok heyecan yaratan dizi Heroes. Dizinin adının “kahramanlar” olmasına bakıp, alıştığınız süper kahraman karakterlerini bu dizide görmeyi henüz beklemeyin. Çünkü Heroes olağanüstü birtakım güçler geliştirdiklerini keşfeden sıradan insanları konu eden bir dizi. Dolayısıyla süper kahramanlığa dair farklı bir yaklaşıma, ilginç karakterlere ve çok sürükleyici bir öyküye sahip.

Kahramanlarımız yeni gelişen özel güçlerinin hayatlarına etkisiyle baş etmeye, bu güçlerin kaynağını ve sebebini öğrenmeye çalışırken, onları teker teker bir araya getirecek büyük resim de aydınlanacak. Bedeni kendini hızla onaranından, geleceği tuale aktarana, zaman ve uzam içinde hareket edebilene kadar farklı özel yetenekler geliştiren insanların kaderi dünyanın kaderini belirleyecek.

14. Avatar: The Last Airbender (2005) [button_link size=”medium” src=””]Final Yaptı[/button_link]

Konusu: Dizinin olay örgüsü başlamadan 100 yıl önce, Aang adlı 12 yaşındaki (Avatar ruhu etkili olarak düşünülünce 112 yaşındadır) bir HavaBükücü, Güney Hava Tapınağı’nda yaşıyordu. Yaşlı Keşişlerden kendisinin Avatar olduğunu öğrendi.

Normalde bir Avatar’a gerçek kimliği 16 yaşına bastığında söylenirdi ancak Keşişler dört ulus arasındaki savaşın yaklaşmakta olmasından korktukları için bunu daha önce açıkladılar. Çünkü bir savaş başladığında barışı getirebilecek ve dengeyi yeniden sağlayabilecek tek kişi Avatar’dı. Kısa bir süre sonra Aang, öğreticisi ve koruyucusu Keşiş Gyatso’dan ayrılmak ve eğitimine devam etmek için Doğu Hava Tapınağı’na gitmesi gerektiğini öğrendi.

15. Death Note (2006) [button_link size=”medium” src=””]Final Yaptı[/button_link]

Konusu: Yagami Light, üniversite giriş sınavlarına hazırlanan bir lise son sınıf öğrencisidir. Light (Raito), Japonya’nın belki de en yetenekli ve zeki öğrencisi olmasına rağmen, yaşadığı dünya ona tat vermemektedir. Her gün gittikçe artan suç oranı ve adalet sisteminin çökmüşlüğü, onun için bu dünyayı daha da anlamsız ve çürümüş kılmaktadır. Bu yüzden de, hiç bir şeyde anlam görmemektedir.
Light, bu buhranlarını kendi içinde yaşarken, ders sırasında bir defterin gökten düştüğünü görür. Okul çıkışı elinde olmadan defterin düştüğü yere yönelir. Defterin üstünde “Death Note” yazmaktadır. Defteri yerden alıp incelediğinde hiç de inanacağı şeylerle karşılaşmaz.
“Bu deftere ismi yazılan insan ölecektir.”
Nedenini kendi bile bilmeden, defteri alıp evine döner. Evde haberleri izlerken, bir adamın bir anaokulundaki öğrencileri ve öğretmenleri rehin aldığını izler. Defterin gerçekliğini test etmek için rehin alan adamın adını deftere yazar. Ve 40 saniye sonra adam ölür.
Defterin gerçekliği karşısında şaşkına dönen Light, kendi ideal dünyasını yaratmak için diğer suçlulara yönelecektir. Ama ya dünya onun varlığını öğrenip peşine dünyanın en iyi dedektifi L’i takarsa?


Beğendiniz mi? Arkadaşlarınızla Paylaşın!

446
567 Paylaşım, 446 Beğeni

Sizin Tepkiniz Nedir?

Efsane Efsane
82
Efsane
İyi Geldi İyi Geldi
41
İyi Geldi
İlginç İlginç
414
İlginç
Tebrikler Tebrikler
372
Tebrikler
eruiluvatar
Orta Dünya hayranı, mitolojist, sinema ve dizi sever.

0 Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Bir format seçin
Basit Test
Bilgiyi kontrol etmek isteyen doğru ve yanlış cevaplı sorular dizisi
Serbest Yazı
Yazılarınıza Görseller Bağlantılar Ekleyebilirsiniz
Liste
Klasik İnternet Listeleri
Fotoyla Anlatım
Kendi resimlerinizi yükleyin ve birşeyler anlatın

Send this to a friend